Dolar, euro almis basini giderken, adini bile bilmedigimiz ülkelerin para birimleri bile türk lirasindan daha degerli hale gelmisken, cogu kisinin yurtdisina cikma planlarini erteledigini, gezginlerimizin ic turizme yöneldigini görüyorum. Bircok kisi de izin alamamaktan, ailesel sebeplerden ya da finansal durumlardan yazini evinde gecirmek zorunda maalesef! Ama napiyoruz, enseyi karatmiyoruz! Güzel günler gelecektir elbet hepimiz icin ve o zamana kadar size eslik edecek yeni netflix dizileriyle karsinizdayim Bakmayin, ben seyahat bloggeriyim diye ortalikta dolassam da aslinda o kadar gezmiyorum, benim maharetim bir yere üc günlügüne bile gitsem 954058437547 foto cekip 5495742375 gün boyunca paylasmamdan geliyor
Yoksa ben de 9-6 bilgisayar basinda calisan faniyim, aksamlari eve gidip yemek yapmasi, camasir yikamasi, ütülemesi, ev temizlemesi gibi görevleri yapip yorgunluktan pert olunca kendini koltuga atip sizana kadar netflix izleyen bir fani! Yemek yaparken, ütü yaparken, camasir katlarken falan bir yandan da netflix izledigim icin ayni anda 48394 dizi takip edip cabucak bitirebiliyorum. Ha diyebilirsiniz ki bu enerjini keske Almanca ögrenmeye harcasaydin! Evet keske harcasaydim, ama harcamiyorum valla, üf Almanca cok cok boktan bi dil afedersiniz, bence ben asla ögrenemeyecegim! Ay neyse yine girizgahi cok uzattim, gelelim fasulyenin faydalarina! Iste karsinizda nacizane sekiz dizi tavsiyem! Merak etmeyin izleyip begenmedigim, zaman kaybi olan dizileri paylasmiyorum, bunlar benim güzelmis dediklerim; vaktinize deger, bana güvenin
PS: Listede Black Mirror, Narcos, Stranger Things, Dark, La Casa De Papel, Sense8, 13 Reasons Why gibi diziler yok, cünkü onlari izleyip BU YAZIMDA paylasmistim da! Sizlerin de coktan izlemis oldugunuzu varsayiyorum!!111!!!!!11!!1
Altered Carbon (2018) – IMDb 8.2
Netflixin en yüksek bütceli dizisi olarak lanse edilen Altered Karbon, Richard Morgan’in ayni isimli romanindan uyarlama (Kitapseverler icin kitabin idefix linki :)). Teknolojinin ve yapay zekanin cok gelismis oldugu dönemi konu alan dizide insanlarin bedenleri ölse bile bilincleri baska bedenlere transfer edilerek yasamaya devam edebiliyor. Basrolümüz Takeshi Kovacs kara kuru bir uzak dogulu isyanci (dizide Elci deniyor) iken polisler tarafindan yakalanip Alcatraz hapishanesinde 250 yil boyunca uyutuluyor, sonrasinda kasli masli yeni bir bedende uyandiriliyor. Uyandirilma sebebi de asiri zengin Laurens Bancroft tarafindan satin alinmis olmasi. Bancroft’un elciden istedigi kendi cinayetini aydinlatmasi, adamimiz bir önceki bedenindeyken evinde basina ates edilmis olarak ölü bulunuyor, intihar mi cinayet mi oldugunu yeni bedeninde uyandirildiginda hatirlamiyor. Bu sebeple de eski iz sürücülerden Elciyi satin aliyor.
Su an besinci bölümdeyiz, fena gitmiyor. Ayrica The Killing’de Holder’i oynayan Joel Kinnaman basrol olmasi ve The Following’in Joe Carroll’i James Purefoy’un da kadroda olmasina bayildim.
Lost in Space (2018) – IMDb 7.2
Dünyanin iklim degisikligiyle falan sonunun geldigi, varlikli ve zeki olan bir grup insanin tasi taragi toplayip yasanabilecek bir baska gezegene tasinmasini konu alan Uzay Yolu dizisi. 1998 yilinda cekilmis film versiyonu da olan dizi, Robinson ailesinin cevresinde gelisen olaylari anlatiyor. Ailenin üc birbirinden zeki cocugu var, anne über zeki, baba da o kadar zeki olmasa da Amerikan askeri olmasindan mütevellit kas gücüyle eslik ediyor. Uzay yolculugu sirasinda ana geminin hasar almasi sonucu farkli gruplari tasiyan ufak gemiler dünyaya cok benzeyen bir gezegene düsüyor. Bu gezegende bir yandan gezegenin tehditleriyle ugrasan, bir yandan bir araya gelip ana gemiye ulasmaya calisan gruplarin hikayesini görüyoruz.
Bazi sahneleri cok amerikan klisesi, bazi sahneleri cok bayiyor, bazi karakter asiri serefsiz (Spoiler alert: Dr. Smith yellozu), bazi karakterler asiri özgüvenli derken bazen “ay kim buna bu kadar para harcadi” diyesiniz geliyor ama yine de cerezlik izlenir bence.
Timeless (2016) – IMDb 7.7
Aslinda eski bir dizi olmasina ragmen netflix sayesinde kesfettigim Timeless’in en sevdigim ve gizemli buldugum zaman yolculugu konusunu isliyor. Mason Industry adindaki bir sirket Amerikan hükümetinden bile gizleyerek bir zaman makinesi üretiyor. Ancak eski bir asker ve ailesini öldürdügü gerekcesiyle aranan Garcia Flynn bu gemiyi kaciriyor. Amaci da gecmise gidip Rittenhouse adi verilen ve ailesini öldüren bir organizasyonun olusumunu engellemek. Bunun icin kah 1800lere gidiyor, kah 1970lere ve orada Rittenhouse’la ilisigi oldugunu düsündügü kisileri öldürmek ve tarihi degistirmek icin hamleler yapiyor. Tüm bunlar olurken FBI olaya el atiyor ve bir tarih profesörü, bir asker ve bir bilgisayar uzmanindan olan bir ekip olusturup zaman makinesinin ilk prototipiyle Flynn pesine yolluyor. Amaclari Flynn’i bulup, tarihi degistirmesini engellemek! Malum kelebek etkisi…
Zaman yolculugu konularina ilginiz varsa, üstüne bir de tarihi olaylari severim derseniz tam size göre bir dizi Timeless.
Safe (2018) – IMDb 7.4
Harlan Coben’in ayni isimli romanindan uyarlama olan Safe’in basrolünde canimiz Dexter Morganimiz Micheal C. Hall oynuyor. Sirf bu yüzden bile izlenir bence de, ben yine de konusundan bahsedeyim: Esini kanserden kaybetmis iki cocuklu beyin cerrahimiz Tom Delaney’in büyük kizi Jenny bir gece ortadan kaybolur. Kizin erkek arkadasi Chris de öldürülmüs olarak bulununca kizinin hayatindan endise eden Tom kizini kendi cabalariyla aramaya baslar.
Daha fazla anlatmiyim, spoiler veririm falan diye korkuyorum, zira zaten sekiz bölümlük dizi, uzun yazarsam hepsini anlatirim Güzel bir polisiye gerilim dizisi. Izleyin!
Seven Seconds (2018) – IMDb 7.7
Sasiracaksiniz ama Seven Seconds da bir polisiye gerilim dizisi. Amerika’da cokca islenen konulardan biri olan beyaz-siyah ayrimini temel alan dizide, narkotik ekibinde calisan beyaz bir polisin bisikletiyle aniden karsisina cikan siyahi cocuga carparak ölümüne sebep olmasi ve ekip arkadaslarinin olaya kaza süsü vererek cinayeti örtbas etmeleri anlatiliyor. Cocugun bedeninin bulunmasinin ardindan olayi arastiran detektif ve siyahi savci bir yandan ipucu bulmaya calisirken bir yandan polis teskilatinin icindeki kirli polisleri tespit edip bunu ispatlamakla ugrasiyor.
Siyahilere yapilan gizli ayrimciliga ve irkciliga dikkat ceken güzel bir dizi olmus. Katilin ilk bölümden itibaren belli olmasi sebebiyle diger polisiyelerden biraz farkli, dizi boyunca savci polislerin suclulugunu kanitlamaya calisiyor. Onunla sinirlenip onunla hayal kirikligina ugruyor insan izleyen olarak.
The Alienist (2018) – IMDb 7.8
19. yyda bir psikyatrist olarak calisan Lazslo Kreizler’in homoseksüel erkek fahiseleri öldüren seri katilin pesine düsmesini anlatan Alienist, klasik bir polisiye gerilim dizisi. Polis teskilatinin ilk kadin üyesi olan Sara Howard’dan ve ressam arkadasi John Moore’dan yardim alan Dr. Kreizler katili yakalamak icin maddi ve manevi oldukca caba gösteriyor.
The Staircase (2004 – 2013 – 2018) – IMDb 8.1
Staircase aslinda bir belgesel dizi, ama daha önce izlediklerimden cok cok farkli. Amerikali yazar Micheal Peterson, 2001 yilinda bir aksam karisi Katelyn’in cansiz bedeniyle karsilasiyor. Görünüse göre merdivenden yuvarlanip düsen ve sonrasinda beyin kanamasindan hayatini kaybeden Katelyn’in ailesi bunun aslinda bir kaza olmadigini, Micheal’in Kate’i öldürüp kaza süsü verdigi gerekcesiyle dava aciyor. Bu sirada yani 2001 yilindan itibaren Micheal Peterson fransiz bir yapim sirketiyle anlasiyor ve tüm dava sürecinin kayda almalarini ve bir belgesel hazirlamalarini istiyor. Tam 15 yil süren dava süresince toplamda 12 bölüme sigdirilmis olarak Mike’a yapilan suclamalari, savciligin iddialarini, jüri kararlarini, delil karartmalari, temyiz basvurulari gibi adli konularin yani sira aile üyelerinin hayatlarinin bu olaydan nasil etkilendiklerini, annelerini kaybettikten ve babalarinin bundan dolayi yargilanmasina sahit olmalarini görüyoruz. Dedigim gibi oyuncu ya da kurgu yok, dogrudan gercek kisilerin olaylarin muhataplarinin hayatlari kameraya alindigi icin -üstelik 15 yil boyunca- bana cok farkli ve sürükleyici geldi. Tavsiye ederim!
Dark Tourist (2018) – IMDb 7.8
Staircase gibi belgesel yapim olan Dark Tourist, dünyanin en cok turist ceken sehirlerinde en turistik noktalari gezmek yerine cinayetlerin islendigi, lanetli sayilan, tehlikenin kol gezdigi yerleri ziyaret eden bir turistin maceralarini aktariyor. Izlemesi zevkli ve eglenceli, izlerken “acaba ben olsam buralara gider miydim?” diye kendinizi sorguluyorsunuz. Ilk bölümde mesela önce Kolombiyali uyusturucu baronu Pablo Esbobar’in mahallesini ziyaret edip, hazir oralara gitmisken bir de meksika sinirindan kacak olarak Amerika’ya gecmeye calisti eleman. Tabii yaninda yapim ekibi, yerel rehberler falan oldugu icin adam rahat ama tek basina pek de cesaret edilecek seyler göstermiyor. Seyahatseverseniz turistik yerlerin arka sokaklarini görmek adina cok güzel bir yapim.
Eveeeet size izleyecek tonla sey verdim, artik zevkinize göre secip izlersiniz bir tanesini bi zahmet! Ay keske ben rastlasam böyle güzel bir listeye, hep verenim hic bana öneren yok Milletin önerdigini de ya coktaaaaaannn izlemis oluyorum ya da netflix almanya’da türkce altyazisi olmadigi icin izleyemiyorum. Neyse olsun, ben yeni kesifler yapmaya devam edicem, size iyi seyirler
3 Yorum Var
Tavsiyelir için çok teşekkürler. Süpersiniz.
Harikasin! Eve donunce izlemeye baslayacagim. Birkac tanesini favorilere ekledim, tesekkurler ?
ne demek
rica ederim